diyet..
seneler senesi yapmaya çalı$ılan alı$kanlık.
ayıptır söylemesi diyet yapmak gerekliliğim daha bebek iken hasıl olmu$ benim. nerdeyse 6 aylık bir boyutta gelmi$im dünyaya ben. "ahhh ma$allah topaç gibi tombi$ tombi$ ne sevimli $ey annesi" diye sevilmi$im hep. ilerleyen zamanlarda bu ma$allah sevimli $ey olmanın "güzel değil ama sempatik" evrimini geçireceğini o zamandan bilseymi$ annem ke$ke de mamaları ağzıma üçer be$er tıkmasaymı$. i$tahım önüne geçilebilen bir $ey olabilseymi$ ke$ke erken te$his ile.
çocukluk yılları da pek farklı değil. saklambaç oynarken sürekli elimde olan yarım ekmeğim, yere dü$mesin diye yukarda tuttuğum beni ele veren bir unsur olmu$. "aha ekmek olveyz ordasın sobe!" "lağğn yine mi?"
beslenme saatleri ilkokulda en zevk aldığım zaman dilimi olmu$.
gençlik ba$ımda duman olunca artık diyete ba$layım dönemi geldi. pazartesi sabahı bir kibrit kutusu kadar peynir ile bir dilim kepek ekmeği sonrası yaptığım mükellef kahvaltı ve bol yağlı soslu öğle yemeklerim gecenin körüne kadar süren bir ritüel oldu. ben bu kadar katı bir diyete rağmen neden hala bir gram bile vermediğimi anlamıyordum tabii.
diyet hayatımın bir parçası her zaman. "$i$ko patates" iltifatını senelerce duyunca insan bir $ekilde diyet yapması gerekliliğini kabullenir oluyor. diyet yapmanın en önemli kuralı bunu gerçekten istemek. yemek yemeyi çok seven bir insan için dünyanın en beter çin i$kencesinden beter bir $ey hele ki çevresinde tatlıları tuzluları kebapları löpür löpür götürüp "yiyiyorum yiyorum kilo almıyorum $eker" insanları varsa bu diyet denen meret.
nasıl yapıldığını, bununla birlikte neler yapılması gerektiğini söyleyecek değilim. iyi bir kahvaltı ara öğün hafif bir öğle yemeği ara öğün hafif bir ak$am yemeği ara öğün, bol bol su, sopr yapmak. bunları gerçekle$tirmek için de çevre $artlarının da etkisi büyük tabii..
15987. kez ba$layıp bırakmak durumunda kaldığım bir $eydir diyet. tv de izlediğim sıfır beden insanlara imrenmiyorum asla ya da insanların "$i$ko" olmandan ötürü seni daha bir sevimli bulmasını veya tam tersi "bana uzak allah'a yakın olsun" mantığıyla yakla$masını, kırgınlıklar ya$atan tepkiler veriyor olmasını yadırgamıyorum. $ekilcilik denen $eye kaptırdığımız için kendimizi biraz da hayatın vazgeçilmezi haline geliyor bu biraz sanırım.
öte yandan bu 36 beden olup da "ya bu aralar çok kilo aldım inanılmaz diyettiğğmmmm" insanları var ya! hah i$te bir gün bunlar bir anda ortadan kaybolursa $a$ırmayın. toplu katliam planlıyorum. o denli ifrit oluyorum.
diyet insanın kendine yakı$anı yemesidir. kendine ne yakı$tığını da her insan idrak edecek kadar izan sahibidir.